9 Şubat 2017 Perşembe

SELANİK VE KAVALA GEZİSİ




Merhaba sevgili gezginler!

Bugünkü yazımızın konusu Gömü turizm ile 19-27 Haziran 2016 tarihinde yaptığımız Büyük Balkan Gezisi hakkındaki izlenim ve değerlendirmelerimiz üzerine olucak. Gezi toplamda 8 günlük bir süreyi kapsadığı için önce ortaya çok uzun bir metin çıktı ,ben de okuyucuların sıkılmaması açısından metni günlük tur programı işleyişine parelel olarak parça parça buradan aktarmaya çalıştım.Gezinin çıkış noktası ve ilk varış istikametine bağlı olarak ilk 2 günü Ankara-Kavala-Selanik hattı üzerinden ele alarak burada sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyurum.Yazıya başlamadan önce işinize yarayacak birkaç aperatif not ile sizleri bilgilendirmek istiyorum. Not:Yunan kapısından kavalaya yol 2 saat sürüyor. 09:52 Gişe-Otoban geçiş ücreti (6 €) 10:11 Nestos Nehrini geçiyoruz. Not: Tabeladaki bazı isimlerin türkçesi Xanti:İskeçe/Komanti:Gümülcine/Alexandropolis:Dedeağaç 

Tur Programı: Yunanistan-Kavala-Selanik: Bugünkü turumuzda Kavalalı M.Ali Paşa Evi ve Heykeli, İmarethane, su kemerleri gezisi ardından Selanik ’e varış. Ulu Önder Atatürk'ün evini ziyaret ediyor ve panoramik şehir turu; Selanik Kalesi, Kordon, Beyaz Kule, Döner Kule, Fuar Meydanı, Yunanistan'ın en büyük katedrali olan Aya Dimitros katedrali, Büyük İskender heykeli, E.Venezelo ile P.konstantin heykelleri, Vardar, Makedonia, Aristoteles ve Elefterios meydanlarını gezeceğiz. ikinci gün Kavala-Selanik Gezi Detayları Atatürk Evi (Pazartesileri kapalı) Kale Gezisinin ardından Otobüsümüz Bizi Aristo Meydanında ,bırakıyor , indikten sonra 30 dk lık bir yürüyüş ile Sarı kuleye sahilden yapacağımız bir yürüyüş ile ulaşırız. ve Otobüs Sarı Kuleye gidiyor Buluşma için. Aristo Meydanı, Büyük İskender Anıtı,Sarı Kule görüldükten sonra Otel Capsise hareket ediyoruz. Yol üzerinde cadde üzerinde Osmanlı Çeşmesi ,Venizelos heykeli, Hamzabey camisi görülerek Otele varıyoruz. 10:30 Galaxy Otel varış kahvaltı(irtibat: +302510224812) 10:00 Kavala'ya varış. Denize karşı kahvaltımızı Kavala'da(Galaxy Hotel –Air Otel) alıyoruz. 11:45 Kahvaltı ardından Kavala şehir turunda Kavalalı M.Ali Paşa Evi ve Heykeli, İmarethane, su kemerleri gezisi (1.45 saat kavala gezisi) 13:20 Anastasia kurabiyeci hareket 13:45 Anastasia tesis varıs (İrtibat:00306982942318) Not:kavaladan Selanik 3 saat sürüyor 14:15 Selanike hareket 16:48 Selanik Aya Dimitri Varış Gece Yunan tavernası var MOYZIKH TABEPNA -İrtibat: 2310555036) Rehber Notu: Burada Tasoss adası, Aziz Nikolai Kilisesi (Kanuni Camisi) Kavala Camisi,Kale ve Pargalı cami ve kilise(Agios Nikolaos Kilisesi/ İbrahim Paşa Cami ), Halil Bey Camii (kapalı) ziyaretleri yapılabilir. Kurabiye Alışverişi için Anastasia isimli tesisiten alışveriş yapılabilir/Ancak anastasia ya kavalaya girmeden önce gelmek daha pratiktir.yoksa aynı yol iki defa yapılır)

 İŞTE BAŞLIYORUUUZ!! KITIR KITIR KAVALA.

 Kavala(Güzelyurt) :Batı Trakya‘nın en önemli merkezlerinden biri olan Kavala’nın tarihi Milattan Önce 600’lü yıllara kadar dayanıyor. Taşoz’dan göçen göçmenler tarafından Neapolis (Yeni Şehir) şehir adıyla kurulan Kavala, 1387’den 1912 yılına kadar Osmanlı toprağı idi. Bugün şehrin nüfusunun büyük bir kısmını Yunanlılar oluşturuyor. Özellikle 1923 yılında gerçekleşen nüfus mübadelesi sırasında Kapadokya’da yaşayan Rumlar buraya yerleştirilmiş. Bugün yaklaşık 60 binlik nüfusu ile Batı Trakya’nın en büyük merkezlerinden biri. Ayrıca en görülmeye değer cazibe merkezi de dense yanlış olmaz. Buranın Batı Trakya’daki diğer Osmanlı şehirlerinden en büyük farkı, burada çok fazla Türk nüfusu kalmamış. Zaten diğer şehirlerde görülen camileri burada göremiyorsunuz. Olanlar da ya kiliseye devşirilmiş ya da kapatılmış. Eski şehre doğru giderken karşınıza ilk olarak Aziz Nikolai Kilisesi çıkacak. Aslında burası 1530 yılında İbrahim Paşa adına Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan bir cami. 


 

Ancak 1926 yılında minaresi kısaltılıp çan kulesine dönüştürülmüş ve kiliseye çevrilmiş. Önüne de resimde gördüğünüz Hıristiyan mozaikleri eklenmiş. Kavala’da gezilip görülecek tarihi yerlerin birçoğu Panagia adı verilen eski şehir çevresinde toplanmış. 

 
 Şehirde başlıca gezilecek yerler; Kavala Kalesi, Mehmet Ali Paşa Külliyesi (Şimdilerde Imaret Hotel adı altında hizmet veriyor), Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evi, Hüseyin Bey Camii, Aziz Nikolai Kilisesi( Pargalı İbrahim Paşa Camii) ve Tütün Müzesidir.


 Kavala Kalesi ve Eski Şehir: Panagia:Şehirde ilk keşfedilmesi gereken yer Panagia adı verilen eski şehir. Burayı gezmeden önce rahat bir spor ayakkabı giymenizde fayda var. Zira bol yokuşlu ama görsel ziyafet çekeceğiniz bir yolculuk sizi bekliyor.

 
Panagia bölgesine giden ve şehir merkezinden kalkan bu şirin trenler, dar yokuşlu patika yolları yürümek istemeyenler ve çocuklu aileler tarafından tercih sebebi olabilir. Su Kemeri:Şehre girer girmez zaten Osmanlı döneminden kalma Su Kemeri sizi karşılıyor. Kanuni Sultan Süleyman tarafından şehrin su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış bu kemer, şehrin belki de en görkemli yapısı.Şehrin bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan,Kavala'nın simgesi su kemerinin altından geçerek şehre giriş yapılıyor.

 
 Kale:Panagia’daki yolculuk tepeye çıkmakla bitmiyor. Kavalalı’nın evinden tarihi şehrin içinde kaleye doğru yolculuğa devam etmelisiniz, Derken karşınıza Halil Bey Camii çıkacak. Burası da ibadete ve kullanıma kapatılmış durumda.Bu evler de Kale’nin komşuları. Bunları da aştıktan sonra kaleye ulaşıyorsunuz. Kale ziyareti ücretli ancak çok cuzi bir ücret karşılığında Kavala’yı en tepeden görme imkanınız oluyor.Kale surlarında gezinip farklı açılardan Kavala’yı görme imkanınız oluyor Yol boyunca tüm yapılar gerçekten göz ziyafeti sunsa da bazı yapıların doğal olarak tarihsel değeri çok daha yüksek. Tepeye ulaştığınızda sizi 
Kavalalı Mehmet Ali Paşa‘nın evi, büstü ve bir kilise karşılıyor.



Kavala’da doğmuş bir Osmanlı’nın Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Paşa, şehirde büstü dikilecek kadar seviliyor. Bunun başlıca nedeni ise Osmanlı İmparatorluğu’na karşı başkaldırıp kendi hanedanını kurması.Aynı İmaret’de olduğu gibi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın evi de Mısır’ın malı. Burada görebileceğiniz yapıları sırasıyla tanıyalım, ilk sıradaimaret gezisi olacak; kubbeli tipik bir Osmanlı yapısı olan İmaret içerisinde 2 medrese, 2 mescit ve bir imaret yani düşkünler evinin olduğu bir komplekste, Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından medrese ve aşevi olarak kullanılan İmaret Mısır Hükümeti tarafından alınmış ve şuan Kavalalı bir iş adamı tarafından işletilen oldukça lüks bir otel haline gelmiş durumdadır. Yeni Şehir Kavala’da Eski Şehri gezdikten sonra Yeni Şehir’de sahilde biraz gezip, denize bu sefer çok daha yakından bakabilirsiniz. Ayrıca gece vakti bu sahilde her yer kafelerle doluyor. Tüm Kavala sahile iniyor.

 


Kavala’da Ne Yenir? Tabiki ilk sırada enfes kavala kurabiyesi geliyor, Kavaladaki bizm tercihimiz ise Anastasianın yeri oldu,bu güzel yer Kavalaya gelmeden birkaç kilometre geride kalıyor,

 


 aşağıya değerli tur kaptanamız mesut beyle çekilmiş bir anı fotoğrafını da koymayı unutmuyoruz tabiî ki
 



 
.Kavala’da ne yenir derseniz tabiki taze deniz ürünleri derim. Yunanistan, feta denilen beyaz peyniri o kadar güzel sunuyor ki, her yemeğe eşlik eden Greek salad denilen yeşil salatanız koca bir dilim beyaz peynirle gelecek.


Kalamar kızartma, midye saganaki, deniz ürünleri ile yapılan pilavlar, kabak ve patlıcan kızartma, tatziki (cacık) benim favorilerim. İçecek tercihleri değişse de Yunanlıların resmi içeceği Ouzo(uzo) neredeyse tüm masalarda.. Ouzo’da en çok tercih edilen marka Barbayanni.. Restorantlardan bahsetmek gerekeirse ,Batis Restorant büyük bir kompleks. Üst tarafta oldukça trend bir kafe bulunuyor.

 
Deniz manzaralı bu kafede Kavala’nın gelir seviyesi yüksek gençleri takılıyor. zaten bunu kafenin otoparkına park eden otomobillerden daha kafeye girmeden anlayabiliyorsunuz. Yemek yemek için ise aşağıda sahil tarafında bulunan ayrı bir bölüme geçiyorsunuz. Denize sıfır deniz ürünlerinin tadını çıkarmak için Kavala’da eşssiz bir mekan Batis.

 
 Doğal olarak burada balık ve salata yemenizi öneriyorum. Biz aslında barbun yemeyi düşünüyorduk ancak restorandaki garsonun ısrarına dayanamayıp Pisi balığı yedik. Izgara ya da tavada isteğe göre yapabiliyorlar. Biz ızgara olarak denedik ve tercihimizden oldukça memnun kaldık.Restoranın iç dekorasyonu da oldukça sadece ama rafine.Tam bir Ege restoranıRestoranın hemen yanı ise bir beach club. Eğer başka alternatifler arayışındaydsanız işte size iki farlı restoran önerisi daha: “H Ωραiα Mυτιληnη – Orea Mitilini “ Panos Zafira ve diğeri de Orea Mitilini: Orea Mitilini’de servis, kapıda Todori’den Türkçe sıcak karşılama ile başlayıp Türkçe menü ve servis elemanı ile devam ediyor. Burada yerseniz siparişin içinde midyeli pilav, kalamar tava, hamsi tava mutlaka olsun derim.. Siparişin devamında balık mı, ahtapot mu; ouzo mu şarap mı, ona ben karışmam.. Yalnızca porsiyonların çok büyük olduğunu unutmayın ve siparişi abartmayın.. İki kişilik mükellef bir yemeğin hesabı 40€ civarında gelecektir.. Yemeğin üstüne sahilde ya da ara sokaklarda bir yürüyüş, sonra mutlaka kahve.. Biz kahveleri Notica’da içtik.. Kahvenin yanında su ve kurabiye ikramı yine standart.. KAVALA PLAJLARI yolunuz buralara düşüp de denize girmek isterseniz, Perigali, Rapsani, Kalamitsa şehir merkezinde; Batis, Tosca, Palio, Nea Peramos (Ammolofi) şehrin dışında yer almakta.. 

GÜNEŞİN DOĞDUĞU YER; SELANİK.. 

Yunanistan dağlık bir ülke, ovası az. İki büyük ovası: Teselya ve Vardar. 2012’ye kadar 67 vilayeti varmış, şimdi eyalet sistemine geçmişler, 7 eyalete bölünmüş Bu ülkede bir milyon Arnavut göçmen barınıyormuş. En çok göçmen alan da Atina’ymış. Pire ile birleşmiş artık Atina( dört Atina, bir milyon da Pire eder beş milyon) Ticaretle siyaset, din ile siyaset iç içe geçmiştir buralarda. Ülke laik değil. Parlamento ayinle açılır, ayinle kapanırmış. Ülkenin % 90 Ortodoks ( Katolikler azınlıkta) ve sonra Müslümanlar geliyor. Ortodoks kiliseleri kubbeli, Katoliklerinki çatılı ve çan kuleleri kapının üstünde olurmuş. Ortodokslarda günah çıkartma yok, af için dua etmek yeterli. Katoliklerde aracı olarak ikinci bir kişi var. Kurallar farklı. Hz. İsa döneminde ayrılık yokmuş, bizdeki gibi mezhepler sonradan çıkmış. Çatışmalar olmuş ve bu çatışmaları protesto edenlere de Protestan denilmiş, Selanik, Yunanistan’ın 1 200 000 nüfuslu ikinci büyük, Makedonya Bölgesi’nin en büyük şehri. ( Diğer bölgenin adı ise Trakya Bölgesi) Ayaküstü, düz ve rahat bir şehir. En büyük özelliği İzmir’imize çok benzemesi. Gezi boyunca Kordon, Beyaz Kule, Döner Kule, Fuar, Aya Dimitros Kilisesi, Selanik Kalesi ile Osmanlı ve Bizans eserlerini tek tek gezdik dolaştık. Eski Şehir, Yeni Şehir bölümleri, Yedi Kuleler bölgesi, depremler ve savaşlar sonrası kaleden başka kalıntı yok burada.


Bir zamanlar Türkler çokmuş şimdi yok denecek kadar azalmışlar. Çıkıyoruz ve tepeden seyrediyoruz güzel İzmir’in güzel kardeşini. Eski Selanik bölgesindeki evler, Safranbolu evlerine benziyor.
 
Tarihi yerlerden Aya Dimitros Kilisesi hoşuma gitti ( içi çok güzel kokan bir kilise bu özelliği ile tanınıyor),

 
Selanik Katedrali ve tabiki Sevgili Atatürk’ümüzün Evi.


 
 Mustafa Kemal’in doğduğu ve altı yaşına kadar yaşadığı bu ev sizi tarihte uzun bir yolculuğa çıkaracak. 
  T



Beyaz Kule  , Ege Denizi buradan başlar, diyorlar. Selanik, deniz kıyısındaki kafe ve restoranlarıyla İzmir, Kordon’a çok benziyor. 1988 yılında Selanik erken Hıristiyanlık ve Bizans anıtları ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girerken, aynı yıl Beyaz Kule ile Europa Nostra (Avrupa Kültürel Miras Kuruluşları Federasyonu) koruma ödülünü almış. Bugün Yunanistan Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak kullanılan yapı, Selanik’in en önemli tarihi eseri sayılmakta ve Selanik'in simgesi durumunda. 2008 yılından itibaren anıt müze olarak kullanılmakta olup otuz metre yüksekliğinde ve yetmiş metre çapında altı katlı bir yapıdır.


 

Kaleler, Yedi Kuleler Bölgesi. 


Romalılar-Bizanslılar-Osmanlılar. Üç medeniyet… Selanik, eskiden kale içinde bir şehirmiş. Hediyelik eşya mağazaları ve kiliseler çok, tüm gezdiğimiz yerlerde. Gelirinin büy ük bir kısmını turizmden sağlayan Yunanlılar, müşterilere pek isteksiz davranıyorlar. Bunun bizim Türk olmamızla ilişkisi yok, sanki mal satmak istemiyor çoğu, müşteriyi karşılamıyorlar bile burada adet böyle, bu davranış şeklini bizden almamışlar nedense... Yeni Selanik, doğudan batıya, kuzeyden güneye yeni projelerle yapılandırılmış. Aristoteles Üniversitesi, Yunanistan’ın en büyük üniversitesi, Roma’dan İstanbul’a giden en eski cadde, hamam cami ve kiliseler, sağda kale duvarı kalıntıları. Çimiski Caddesi, caddede uluslar arası markaların mağazaları var. Gece eğlencesi için tavsiyem olan Taverna :To Dixtu .. Selanik'e gitmişken buraları da atlamayalım, Terkenlis Pastanesi bu bölgenin en ünlüsü. Şubeleri var.Kekleri çok leziz. Birçok börekçi var.Bizim kol böreğine çok benzeyen , tatlı ve tuzlu çeşiti olan börekleri denemek gerek.

 

Ben tatlı olan böreği pek sevdim. Chatzis Patisserie(Hacı Pastanesi)'nde bizim tatlıları nasıl yapıyorlar bir test etmek gerek,aşureden tulumbaya bütün çeşitleri yapıyorlar, Galaktoboureko Buraya kadar gelmişken laz böreğine çok benzeyen galaktoboureko yemek gerek. Ben Meis'de yemiş tadına doyamamıştım.Laz böreğini bilmeyenler için birçeşit muhallebili baklava


 

•Selanik’te Gezilecek Yerler •

Selanik gezilecek yerler açısından büyük bir Avrupa kenti kadar zengin olmasa da özellikle Türkiye’den gelenler için ilginç görülecek yerler ve yapılacak şeyler sunuyor.


 •Bizans Surları: Şehrin Ano Poli (Upper Town) adlı eski bölgesindeki Osmanlı ve Rum evleriyle dolu dar sokakları aştıktan sonra varılan en kuzey kısmında yer alıyor. •Eptapyrgion Bizans Kalesi: Oldukça yüksek bir noktadaki kaleden Selanik manzarası fotoğrafları çekmek mümkün. •Atatürk Evi Müzesi: Apostolou Pavlou Caddesi 24 numarada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Kemal Atatürk’ün 1881 yılında doğduğu ev bir müze olarak Türk turistlerin başta gelen ziyaret yeri. Hemen yanında Türk Konsolosluğu var.


 •Beyaz Kule (White Tower): Yunanca adı Lefkos Pyrgos olan sahildeki Beyaz Kule, 12. yüzyıldan kalma bir Bizans kalesinin olduğu yerde Osmanlılar tarafından 16. yüzyılda inşa edildi ve kale, garnizon ve hapishane olarak kullanıldı. Osmanlı döneminde Yunanlar tarafından Kanlı Kale olarak adlandırılan 34 metre yükseklikteki Beyaz Kule, bugün Selanik’in sembolü ve en önemli gezilecek yerleri arasında. Selanik Gece Hayatı Selanik gece hayatı epey aktif olup, Lonely Planet kentte dünyanın beşinci en iyi gece hayatı olduğunu belirtiyor. Kafeler ve barlar tüm kente yayılmış durumda. En çok tercih edilen bar ve eğlence yerleri sahil boyunca ve güney batıdaki Krini semtinde. Selanik’te barlarda bira 3-5 euro, diğer içkiler 5-9 euro, kahve 2-4 euro civarında fiyatlarla satılıyor.


 

 •Selanik gece hayatı çok çeşitli seçenekler sunuyor; dans edilen dev gece kulüpleri, jazz ve rock barlar, geleneksel Yunan müziği ve dansları için Bouzoukia adlı buzuki çalınan mekanlar. Vilka semtindeki Mamounia ile Pyli Axiou, şehrin en büyük eğlence yerleri.
 

Yazları tüm gün ve gece çalışan kumsal barları var. Selanik gece yaşamının en ünlü bölgesi Ladadika semtinde birçok taverna ve restoran, limana yakın ünlü gece kulüpleri ve barlar bulunuyor. Kamara semtindeki kafe ve barlar daha ucuz, öğrencilerin tercih ettiği bir eğlence bölgesi.

• Selanik’te en çok gece hayatı ve eğlence yeri, restoran, bar ve kafe bulunan semtler


 

 • Aristotelous Meydanı çevresi
• Proxenou Koromila Caddesi
 • Iktinou yaya caddeleri bölgesi
• Aretsou, Karabournaki, Valaoritou ve Syggrou semtleri
 • Selanik Sanat ve Tasarım Turu

 Yukarda listesini verdiğim gezi noktaları seyahatinize bambaşka bir tat katacak.Özellikle akşam saatlerinde canlanan Aristotelous Meydanı çevresi eğlenmek ve alışveriş yapmak için en uygun noktalardan birisi.Tabi gecenize mutlaka bir taverna faslı koymayı ihmal etmeyin diyerek yazımı burada sonlandırıyorum.Bugünlük Kavala-Selanik Gezisi için söyleyeceklerim şimdilik bu kadar.Bir sonraki yazımız Mekadonya Gezisi hakkında olucak, lütfen beni takip ediniz:)

Yazar hakkında daha detaylı bilgi için lütfen tıklayınız


1 yorum:

Natuvane dedi ki...

Her zamanki gibi okuyumca yine 'gidesimiz geldi' 😊 eline sağlık

LAVANTA HASADI

..Gözlerimi kapatıp, bil bakalım hangi çiçek ?           diye sorduğu o ülger bakışlı temmuz günbatımını hiç unutmadım. Sanki b...